Kuşlar uçmaktan daha önemli bir özelliğe sahiptirler. Bu özellik "biyolojik pusula" sahibi olmalarıdır. Göçmen kuşlar, güneş, ay ve yıldızlar yardımıyla göç yollarında yönlerini bulabilirler. Ama en önemli yön bulma araçları biyolojik pusulalarıdır.
"Araştırmalar neticesinde göçmen kuşların boyun kısımlarında ferromanyetik taneciklerin bulunduğu ve arzın manyetik alanına göre hassasiyet gösterdikleri keşfedildi. Şimdiye kadar tetkik edilebilen göçmen kuşların kafa yapısında bulunan taneciklerin demir açısından zengin bir mineral olan manyetit (Fe3O4) olduğu anlaşıldı." (Wikipedia - Göçmen kuşlar)
Peki martılar?
Martılar tüm güzelliklerine rağmen bu özelliğin en düşük olduğu kuşlardır. Yön bulma kabilyetleri ve uzun mesafeleri uçabilme özellikleri yoktur. Bu nedenle İstanbul Boğazı'nı geçmek ya da İzmir Körfezi'ni aşmak onlar için çok zordur. Göçmen kuşların arkalarından bakarken çığlık çığlığa uçuştuklarını duymuşunuzdur.
Birçok insan martıların bir parça susam için vapurlara eşlik ettiğini düşünür. Ancak martıların vapurlara eşlik etmesinin tek nedeni, vapurların aslında kuşlar için çok kısa sayılabilecek mesafeleri aşmalarında iyi bir araç olmasıdır. Çünkü yolculuk boyunca sürekli kanat çırpamazlar. Kendilerini rüzgara bırakarak o kadar mesafeyi aşamazlar. Ama her yirmi dakikada bir hareket eden vapurlar onlar için bu zorlu yolculuklarında birer liman gibidir ve bu hareketli limanlar yoruldukları zaman dinlenmeleri için onlara eşlik etmektedirler.
On yıllar içinde bu yöntemin kolaylığını keşfeden ve zahmetsiz yiyecek bulmanın rahatlığını yaşayan martılar aslında en beleşçi hayvanlardır. Bu durum karşısında kendi sosyal yapıları içinde aristokrat martıların ortaya çıktığı, kaptanla beraber oturdukları ve hatta adettendir diye yakaladıkları simit ve gevrekleri kustukları görülmüştür. Onlar bu rahatlıkta susam yemezler. Kaptanların yemeklerine ortak olurlar.
Peki martılardaki bu "at kafası" neden?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder